Bir Mesele (devam)


Bilgi ve yolsuzluk: Bilgisiz yolsuzluktan bilgili yolsuzluğa dönüşüm hikayesi…

Eskiden hırsızlık/yolsuzluk/korsanlık yapanların bilgisiz/cahil oldukları söylenir ve "Zaten bu tür kişilerden başka ne beklenir ki?" sorusu sorulur ve bunun beklenen bir durum olduğu düşünülürdü.

Şimdilerde ise hırsızlıklar/yolsuzluklar/korsanlıklar, ne yazık ki, bilgili/okumuş kişilerce gerçekleştirilmektedir ki bu durumun kabullenilmesi ve normal karşılanması mümkün olamamaktadır.

Çünkü bilginin/eğitimin temel amaçlarından biri zaten "kişinin kendine, çevresine ve topluma zararını minimize etmek" olduğundan bu tür olumsuzlukların meydana gelmesi tuhaf karşılanmaktadır.

Örneğin günümüzde birçok alanda yapılan sanal hırsızlıklar/yolsuzluklar/korsanlıklar, bu işin eğitimini almış, bilgisayarı ve bilgi teknolojisini çok iyi bilen kişilerce gerçekleştirilmektedir. Bu yüzden 'kara şapkalı korsan' terimi kullanılmaktadır. Bunları belirlemek ve gerekli önlemleri almak içinse yine eğitimli/bilgili olan ve 'beyaz şapkalı korsan' diye tabir edilen kişiler kullanılmaktadır. Bir de her iki kategori arasında yer alan 'gri şapkalı korsanlar' vardır.

Yine örneğin ticaret ve finans alanında yapılan hırsızlıklar/yolsuzluklar/korsanlıklar da ciddi bilgi birikimi gerektirmektedir. Bu kapsamda, önemli hukuk ve muhasebe bilgisine sahip kişilerin/kurumların bu tür olumsuzlukları gerçekleştirdiği görülmektedir.

Bu durumda, büyük düşünür Yunus Emre'nin ağzından şu soru sorulabilir mi?
"İlim ilim bilmektir,
İlim kendin bilmektir,
Sen kendini bilmezsen,
Bu nice okumaktır?"